İstanbul’un katmanlı hafızasını yalnızca anıtsal yapılarla değil, mahalle yaşamı, ahşap konut dokusu ve gündelik hayatın izleriyle birlikte okumaya davet eden “Bir Yaka, İki Hikaye: Süleymaniye ve Zeyrek, Dünya Mirası Alanlarında Yaşam” sergisinin açılışı Metrohan’da gerçekleştirildi.

 

Açılışa İBB Başkan Danışmanı Ümit Öztürk ve İstanbul Turizm Platformu ekibi katıldı. Sergi, İstanbul’un dünya mirası alanlarını turizm, kültür, kent hafızası ve koruma perspektifinden birlikte ele alan yaklaşımıyla dikkat çekti. Süleymaniye ve Zeyrek’in yalnızca mimari kimliğini değil; sokaklarını, konut dokusunu, mahalle kültürünü ve yıllar içinde değişen yaşam pratiklerini görünür kılan çalışma, kentin geçmişi ile bugünü arasında güçlü bir bağ kuruyor.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İBB Miras, İBB Kültür ve Alman Arkeoloji Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirilen sergi; Süleymaniye ve Zeyrek’in UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne taşınan değerlerini, mahallelerin yaşayan hafızasını ve yarım asra yayılan belgeleme çalışmalarını bir araya getiriyor. Tarihi Yarımada’ya 360 derece bakan Metrohan’da ziyaretçileri karşılayan sergi, İstanbul’un kültürel mirasına yalnızca geçmişten kalan bir iz olarak değil, bugünün kent yaşamını şekillendiren canlı bir hafıza alanı olarak bakıyor.

 

Açılış programında konuşma yapan İBB Kütüphane ve Müzeler Şube Müdürü Ali Şafak Özdemir, serginin taşıdığı kültürel miras değerine ve İstanbul’un çok katmanlı hafızasının korunarak geleceğe aktarılmasının önemine dikkat çekti.

 

“Bir Yaka, İki Hikaye”, Süleymaniye ve Zeyrek’i yalnızca iki tarihi semt olarak değil; İstanbul’un değişen kent dokusunu, korunması gereken ahşap konut mirasını ve mahalle ölçeğinde süregelen yaşam kültürünü anlatan iki güçlü hafıza alanı olarak ele alıyor. Sergi, 50 yıllık belgeleme serüveninden yola çıkan arşiv, araştırma ve görsel anlatılarla ziyaretçileri, dünya mirasının sokak aralarında süren gündelik hayatına yaklaştırıyor.

 

21 Mayıs – 20 Eylül 2026 tarihleri arasında Metrohan 3. katta ziyaret edilebilecek sergi, Pazartesi hariç her gün 10.00 – 18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek.

İstanbul’un kültürel mirasını görünür kılan bu özel çalışma, kentin geçmişine sahip çıkmanın aynı zamanda geleceğini kurmak anlamına geldiğini bir kez daha hatırlatıyor. Kentin geçmişini, bugününü ve yaşayan mahalle kültürünü aynı çatı altında buluşturan bu değerli çalışmada emeği geçen tüm kurumlara ve ekiplere teşekkür ederiz.

 

Önceki HaberCumhuriyet Kadınlarının İzleri Baruthane’de İstanbul’la Buluştu