İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin desteğiyle hazırlanan “Cumhuriyet Kadınları Sahneye Çıkıyor!” sergisi, Baruthane’de sanatseverlerle buluştu.
Müge Cengizkan ve Ali Cengizkan’ın küratörlüğünde hazırlanan sergi; Cumhuriyetin erken dönemlerinde bilim, sanat, mimarlık, arkeoloji, tıp ve kültür alanlarında öncü roller üstlenen Türkiye, Almanya ve Avusturya’dan altı kadının yaşam öykülerini görünür kılıyor. Daha önce Ankara ve İzmir’de ziyaretçilerle buluşan sergi, İstanbul ayağında kentin güçlü kültür mirası mekanlarından Baruthane’de izleyiciyle buluşarak Cumhuriyetin kadın hafızasını İstanbul’un çok katmanlı tarihiyle bir araya getiriyor.

Sergide; Türkiye’den arkeolog Halet Çambel, mimar ve restoratör Mualla Eyüboğlu Anhegger ile opera sanatçısı, tiyatrocu ve ressam Semiha Berksoy; Almanya ve Avusturya’dan ise çocuk doktoru Erna Eckstein Schlossmann, bilgisayar uzmanı Marianne Laqueur ve mimar Margarete Schütte-Lihotzky’nin yaşamları ve üretimleri ele alınıyor. Bu altı kadının hikayesi, yalnızca bireysel başarıları değil; Cumhuriyetin kadınlara açtığı kamusal alanı, eğitimle güçlenen toplumsal dönüşümü ve Türkiye ile Almanca konuşulan ülkeler arasındaki kültürel etkileşimi de ortaya koyuyor.
Açılış programına, Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ataşesi Katharina Dolezalek, İBB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tolga Volkan Aslan ve İBB Kütüphane ve Müzeler Şube Müdürü Ali Şafak Özdemir de katıldı.
Almanya Federal Cumhuriyeti’nin sergiye sunduğu güçlü destek, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü kültürel bağların sanat ve hafıza çalışmaları üzerinden yeniden görünür kılınmasına önemli katkı sağladı.

“Cumhuriyet Kadınları Sahneye Çıkıyor!” sergisi, kadınların Cumhuriyetin kuruluş ve gelişim sürecindeki üretken, dirençli ve dönüştürücü rolünü merkeze alırken; İstanbul’un kültür turizmi açısından taşıdığı potansiyeli de güçlendiren nitelikli bir içerik sunuyor. Baruthane gibi tarihi bir miras alanında gerçekleşen sergi, ziyaretçilere yalnızca bir sergi deneyimi değil; mimari miras, kadın tarihi, uluslararası kültürel diplomasi ve kent belleğini bir arada okuma imkanı sağlıyor.

Bu yönüyle sergi, İstanbul’un turizm vizyonunda giderek daha fazla önem kazanan kültür odaklı, nitelikli ve tematik ziyaret rotalarına değer katıyor. Cumhuriyet tarihinin öncü kadınlarını İstanbul’un yaşayan miras mekanlarından birinde izleyiciyle buluşturan çalışma, kentin uluslararası kültür-sanat destinasyonu kimliğini güçlendiren önemli bir buluşma niteliği taşıyor.