İBB Başkan Danışmanı Ümit Öztürk, Pera Müzesi’nde sanat tarihimizin iki önemli ismini odağına alan “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” ile “Osman Hamdi Bey” sergilerini ziyaret etti.
Pera Müzesi Genel Müdürü Sayın M. Özalp Birol’un eşliğinde gerçekleşen ziyarette, yalnızca eserler değil; İstanbul’un kültür hayatına yön veren müzecilik yaklaşımı, sanatın kent belleğiyle kurduğu ilişki ve bu mirasın ziyaretçi deneyimine katkısı da yakından değerlendirildi. 
Pera Müzesi’nin 5 Mart–23 Ağustos 2026 tarihleri arasında ziyaretçilerle buluşturduğu “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” başlıklı süreli sergi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte resim sanatının dönüşümünde önemli rol oynayan Halil Paşa’nın yaşamını ve üretimini çok katmanlı bir anlatıyla ele alıyor. Sergi; sanatçının Paris yıllarından İstanbul ve Mısır’a uzanan sanat yolculuğunu, farklı koleksiyonlardan eserler, arşiv belgeleri, mektuplar, fotoğraflar ve desenlerle birlikte sunarak ziyaretçilerine yalnızca estetik değil, aynı zamanda tarihsel derinliği olan güçlü bir deneyim vadediyor. Halil Paşa’nın ışık, su ve peyzajla kurduğu özgün ilişkinin izini süren bu sergi, son dönemde sanat çevrelerinin ve müze ziyaretçilerinin dikkatle takip ettiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Ziyaretin bir diğer durağı olan “Osman Hamdi Bey” ise Pera Müzesi’nin dikkat çeken koleksiyon sergilerinden biri olarak, Tanzimat döneminin yetiştirdiği en önemli kültür insanlarından birinin çok yönlü dünyasını bugüne taşıyor. Ressamlığının yanı sıra arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi ve kültürel miras alanlarında bıraktığı derin izlerle öne çıkan Osman Hamdi Bey, bu sergide yalnızca sanat tarihinin büyük bir ismi olarak değil, aynı zamanda modern kültür hayatımızın kurucu figürlerinden biri olarak yeniden düşünülüyor. Kalıcı değer taşıyan bu koleksiyon sunumu, Pera Müzesi’nin kültürel süreklilik üreten kimliğini güçlendirirken, yerli ve yabancı ziyaretçiler açısından İstanbul’un kültür rotasını daha da zenginleştiriyor.
İstanbul’u yalnızca tarihiyle değil, nitelikli sergileri ve güçlü müzecilik kurumlarıyla da öne çıkaran bu tür kültür durakları, kentin uluslararası turizm değerine doğrudan katkı sunuyor. Pera Müzesi’nde bir araya gelen bu iki güçlü sergi, geçmişin estetik hafızasını bugünün ziyaretçi deneyimiyle buluştururken, İstanbul’un kültür turizmi açısından taşıdığı eşsiz potansiyeli de bir kez daha görünür kılıyor.
Pera Müzesi Genel Müdürü Sayın M. Özalp Birol’a ve Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın kıymetli ekibine nazik davetleri ve ev sahiplikleri için teşekkür ederiz.
